Adalılar. İmroz'dan Gökçeada'ya

20,00 TL

ISBN / ISSN: 9756176547
Basım yılı ve yeri: 2006 / İstanbul
Kondisyon: Yeni
Cilt Tipi: Karton kapak
Ürün Boyutları: 190 x 240 mm
Ürün Ağırlığı: 650 gr

1-3 iş günü içinde teslim

3D Secure

Güvenli ödeme

Hızlı teslimat

1-3 iş günü içinde teslim

256 Bit SSL ile

Güvenli alışveriş

Genel Açıklama

322 s, s/b resimler, Türkçe.


Güliz Beşe Erginsoy’un bu çalışması, 1989’da Gökçeada’nın Bademli köyünde yaşayan ve yaşları kırk ile doksan arasında değişen kişilerle bir sözlü tarih çalışması olarak başladı. Daha sonra genişleyerek, büyüyen bu araştırma; Adalılar’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile birlikte başlayan serüvenlerini kendi anlatılarının oluşturduğu büyük bir panoramanın içinde verirken, ‘Karnavaldan Anlatı ve İmgelere’ uzanan bir değişimin temelinde biçimlenerek, günümüzde de yaşanan sorunlara cevap arayan bir içerik kazandı.

Kitapta “metinlerle imgeler’in oluşturduğu ortak dil”, Adalılar’ın toplumsal, ekonomik, etnik ve kültürel alanda Cumhuriyet öncesine kadar uzanan sorunlarının farklı veçheleriyle ortaya çıkmasını sağlıyor. Kitap bu yanıyla klasik bir sözlü tarih çalışmasının dışına çıkarak, Türk-Yunan ilişkilerinde mübadele ile başgösteren sorunları da sorguluyor.

Kitabın yazarı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Güliz Beşe Erginsoy, bir köy evi almak için gittiği İmroz’a ve Adalılar’a bir borcu olduğunu düşünerek, kendisini böyle bir sözlü tarih çalışmasına yönelten anısını şöyle anlatıyor:

“Terkedilmiş evleri tek tek dolaştım. Aileleri ve akrabalık ilişkilerini kağıda döktüm. Soyağaçları yaptım. Sahiplerini bilmediğim insanların özel eşyalarını; eldivenlerini, çantalarını, notlarını buldum. Terkedilmiş; kapısı bacası açık,kiremitleri ve hatılları alınmış, damları olmayan evlerde yatakları, şilteleri, dokuma tezgâhlarını, dolapları, sandalyeleri paramparça gördüm. Dokuma tezgâhları ısınmak için yakılmış, sandıklar açılmış, eşyalar etrafa saçılmış, yerlerde ayakkabılar ve kadın mayoları duruyordu. Sanki hayat bıçakla kesilmiş gibi durmuştu bu evlerde. Bu görüntüleri sadece sessizce kaydettim. Konuşacak ve fikir yürütecek halim kalmamıştı ağlamaktan. Hayatımda böyle bir deneyim yaşayacağım, böyle görüntülerle karşılaşacağım aklıma bile gelmezdi. Hem çok etkilenmiştim hem de sakin olmaya ve anlamaya çalışıyordum.”

Teslimat Koşulları